Biyokütle Enerjisi

Son yıllarca artan enerji tüketimini karşılamak için birçok farklı yollara başvurulsa da çevre kirliliği de önemli oranda artmıştır. Çevre kirliliğini azaltmak adına dünyanın birçok büyük ülkesinde güneş, rüzgar, hidrolik, jeotermal ve biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının üretimine başvurulmuştur. Biyokütle enerjisi kalkınmayı hedefleyen ülkelerin ekonomilerinde önemli bir yer tutmaktadır. Biyokütle enerjisi dünya üzerinde geniş bir alana sahip olmayı başaran yenilenebilir enerji kaynaklarından biridir. Yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilginin artması ile birlikte biyokütle enerjisi de AR-GE çalışmalarında önemli bir yere sahip olmuştur.

Biyokütle Enerjisi Nedir?

Peki biyokütle enerjisi nedir?Biyokütle enerjisi yenilenebilir enerji kaynaklarından birisi olan ve bu kaynaklar arasında büyük bir potansiyele sahip olan, rüzgar enerjisi ve güneş enerjisi gibi kesikli değil, güneş ışığı var olduğu sürece karbon depolayan bir enerji türüdür. Biyokütlenin kullanılması ile birlikte farklı ihtiyaç alanlarına yönelik olarak katı, sıvı ve gaz şeklinde enerjiler üretilebilmektedir. Biyokütle enerjisinin diğer enerji kaynaklarına göre en önemli özelliği ise kolay depolanabilir olmasıdır.

Biyokütle enerjisi şu 3 temel kaynaktan elde edilmektedir;

  1. Ormansal kökenli kaynaklar
  2. Tarımsal kökenli kaynaklar
  • Hayvansal kaynaklar
  • Bitkisel kaynaklar
  1. Endüstriyel ve kentsel kökenli kaynaklar

Biyokütle enerjisi çevresel kirliliği büyük oranda azaltmaya yaramaktadır. Tükenmez bir kaynak oluşu, her bölgede elde edilebilmesi, özellikle kırsal kesimlerdeki sosyo-ekonomik yaşamı canlandırması ve çevre kirliliğine neden olmaması en önemli özellikleri arasında yer alır. Biyokütle enerjisi için kullanılabilecek kaynaklardan bazıları şunlardır;

  • Buğday ve mısır gibi özel yöntemlerleyetiştirilen bitkiler
  • Otlar ve yosunlar
  • Denizlerde algler
  • Hayvansal dışkılar
  • Gübre ve sanayi atıkları
  • Evlerden atılan tüm çöpler (Sebze ve meyve atıkları)

Petrol, kömür ve doğal gaz gibi tükenmekte olan ve çevre kirliliğine yol açan kaynakların aksine biyokütle enerjisinin kullanımı hem ekonomik açıdan, hem de çevresel açıdan oldukça karlıdır.

Biyokütle Enerjisi Nasıl Elde Edilir?

Biyokütle enerjisinde bazı yöntemler kullanılarak yakıt elde edilir. Bu yöntemler dönüşüm süreçleri yani termokimyasal ve biyokimyasal süreçler ile fiziksel yani kurutma, ekstraksiyon, boyut küçültme-kırma, öğütme, biriktirme ve filtrasyon süreçleridir. Biyokütle enerjisinde katı, sıvı ve gaz halinde enerji türleri elde edilmektedir. Biyogaz, biyoetanol, biyodizel, metan, odun biriktirme, gübre ve hidrojen bu türlerden bazılarıdır. Biyokimyasal ve termokimyasal süreçlerdeki verimlilik gelişen teknoloji ile birlikte önemli ölçüde artış göstermiştir. Ayrıca gelişen teknolojilerle birlikte biyokütle kaynaklarının kullanılması ile termik santrallerin yapımı da planlanmaktadır.

Biyokütle Enerjisinin Çevreye Katkısı

Biyokütle enerjisinin fosil yakıtlara oranla daha az yanma emisyonu içermesi asit yağmurlarının oluşumunu önlemektedir. Çevresel açıdan oluşabilecek olumsuz etkenleri ortadan kaldırması da biyokütle enerjisinin en büyük avantajlarından biridir. Biyokütle enerjisi bilhassa gelişmekte olan ülkeler için en temel enerji kaynakları arasında yer almaktadır. Çevresel atıkların bu enerjide değerlendirilmesi de bu enerjinin önemini artırmaktadır.

Biyokütle enerjisinin kısaca avantajlarından ve dezavantajlarından bahsedecek olursak;

  • Neredeyse her yerde elde edilebilmesi
  • Verimli enerji için her ölçekte uygun olması
  • Düşük ışık şiddetlerinin üretim için yeterliliği
  • Depolana bilir bir enerji kaynağı olması
  • Çevre kirliliği oluşturmaması ile birlikte sosyoekonomik yaşamı canlandırması
  • Sera etkisi oluşturmama özelliği
  • Asit yağmurların neden olmaması gibi etkenleri olumlu avantajları arasında yer alır.

Ancak bazı dezavantajlara da sahiptir;

  • Düşük çevrim verimine sahip olması
  • Tarım alanlarında rekabet oluşturan bir unsur oluşu
  • Su içeriğinin fazla olması gibi nedenler de olumsuz etkileridir.

Biyokütle enerjisi günümüzde üç uygulama alanı içerir. Bunlar ise şöyle;

  1. Biyoyakıt: Biyokütle enerjisinin ulaşımda kullanılmak üzere sıvı yakıt haline dönüştürülmesidir.
  2. Biyogüç: Biyokütlenin direkt olarak yakılması ya da gaz haline dönüştürülerek elektrik üretilmesidir.
  3. Biyoürünler: Önceleri petrol kullanılarak üretilen bazı ürünlerin biyokütleden elde edilen kimyasal maddelerin kullanılarak üretilmesidir.

Türkiye’de Biyokütle Enerjisi

Biyokütle enerjisi potansiyel açıdan Türkiye’nin en önemli yenilenebilir kaynaklarından biridir. Türkiye’nin coğrafik açıdan özelliği ve topraklarının biyokütle enerjisi üretimindeki verimliliği biyokütle enerjisine olan talepleri artırmaktadır. Aynı zamanda biyokütle enerjisinin yaygın olarak kullanılması da sera etkisi yapan gazları azaltmada büyük rol oynamaktadır.

Türkiye’de Biyokütle enerjisi daha çok ticari olmayan yakıtlar biçiminde kullanılmakta ve Türkiye’nin yerli enerji üretiminin dörtte birini de biyokütle karşılamaktadır. Türkiye’nin biyokütle enerjisi üretiminde odun ve tezek önemli bir paya sahiptir. 1995 yılına ait biyokütle enerjisi verilerinde yaklaşık olarak %30 odun %10 oranında ise tezekten enerji üretildiği saptanmıştır. Ancak son dönemlerde azalan hayvancılık ve ormanlar dahilinde doğal gaz ve kömür gibi ithal ürünlere yönelerek biyokütle enerjisinden faydalanmak hayli gerilemiştir.

Türkiye’de modern biyokütle enerjisi üretimine geçilmesi hem ülke ekonomisi, hem de çevre kirliliği açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye de birçok ülke gibi biyokütle sayesinde ekolojik koşullara uygun ve ekonomik açıdan alternatif tarımsal ürünler üreterek çeşitli enerji kaynakları sağlamaktadır. Türkiye biyokütle enerjisine yönelik çalışmalarını 1993 yıllarından sonra başlatmıştır.

Türkiye’de motor biyoyakıtı için gerekli olan enerji ise tarımdır. Şeker pancarı tarımının desteklenmesi bu konuda büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin ilk ticari olarak geliştirilen motor biyoyakıtı uygulaması ise 2005 yılında yapılmıştır. Yerli kaynaklar kullanılarak üretilen biyoetanol %2 oranında kurşunsuz benzine karıştırılarak piyasadaki alıcılara sunulmuştur. Türkiye’de biyokütle enerjisi sayesinde elde edilen kaynaklar göz ardı edilmemelidir.

Gübra gazı potansiyelinin %50’si koyundan karşılanırken, %43’ü davardan, %7’si ise kümes hayvanlarından sağlanmaktadır. Biyokütle enerjisi Türkiye için hem çevre kirliliği açısından hem de AB uyum süreci açısından son derece önemlidir. Çöplerin düzenli olarak depolanması ile elektrik elde edilmesi de göz ardı edilmeyecek konulardan biridir.

Sonuç olara ise Türkiye enerji üretimi için kullandığı fosil yakıt kaynakları açısından pek de zengin bir ülke değildir. Bu nedenle enerji üretiminde yerli kaynakların kullanılması oldukça önemlidir. Yenilenebilir kaynaklardan biri olan biyokütlenin çevre kirliliğine neden olmaması, yerel olarak kolayca bulunabilirliği ve sürekli temin edilebilirliği bu enerji türünü avantajlı kılmaktadır. Türkiye için yeterli kaynaklara sahip olduğu gibi geliştirilmesi için de geniş olanaklara sahip bir ülkedir.

Türkiye’nin enerji üretimi açısından dışa bağımlılığını azaltmak için tarım ve orman ürünlerinden faydalanarak atıklardan biyoyakıt elde etmek, çöplerden, atıklardan ve gübrelerden elde edilen biyogaza önem vermek son derece önem taşımaktadır.

Neden Biyokütle Enerjisi?

Fosil yakıt kaynaklarının kullanılarak üretildiği ve tüketildiği enerjilerin ekolojik sistemde yarattığı olumsuz etkileri önlemenin en önemli yolu biyokütle enerjisidir. Enerji üretiminde fosil yakıtlar yerine biyokütlenin tercih edilmesi CO2 ve SO2 oranlarını büyük ölçüde azaltacaktır. Ayriyeten biyokütle enerjisi her şeyden önce doğal, temiz ve kendini sürekli yenileyebilecek bir enerji kaynağıdır. Biyokütle kaynaklarının yenilenebilir olması enerji kullanımı için fosil yakıtlar yerine biyokütleyi tercih etmede büyük olanak sağlıyor. Biyokütle enerjisinin depolanabilmesi de diğer enerji türlerine göre farklı bir avantaj sağlıyor. Atıkların değerlendirilerek enerjiye dönüştürülmesi aşamasında biyokütle enerjisi için teşviklerin çoğaltılması hem ülke ekonomisine, hem de çevre kirliliğinin önlenmesine büyük katkılar sağlayacaktır.